Efkarlı Sözler

Efkarlı Laflar

Efkarlı Sözler, Efkarlı Mesajlar, Efkarlı Laflar, Efkarlı Sözler Yeni, En Güzel Efkarlı Sözler, Efkarlı Sözler Facebook, Efkarlı Sözler Twitter

Yüreği olmayanın bahanesi var.

İçime attım da içimden atamıyorum!

Gitsem ayrılık, kalsam yalnızlık.

En son utanacağın şey ağlamak olsun.

Yüreğiyle gelmeyen, bahanesiyle gelir.

Efkarın demir attığı liman, yürektir.

Etrafım çok kalabalık ama hepsi merhabalık.

Bazen gözlerden yaş akmaz, kalp ağlar sadece.

İnsanın sevdiği insan kalesidir, kusuru değil!

Söylesene bıraktığın düşü şimdi kim büyütecek?

Bir çığlıktı yalnızlığım. Hepiniz mi sağırdınız?

Yaşayacağım hayatı sana adadığımdan pişmanlığım!

Gidecek yerin kalmadığında, zoruna gider hayat.

Dökmeye niyetim yok içimi, zaten zor sığdırdım!

Hiç dökmeye niyetim yok içimi. Zor sığdırdım zaten.

Sevebiliyorum ama doğru insanı denk getiremiyorum.

Tespih gibi oldu acılarım, çektikçe başa dönüyorum.

Ben yağmur yüklü bir bulutum, kime çarpsam ağlarım.

Sanki bir şeyleri unutamayacak kadar, eskimiş içim!

Rengarenk hayallerim kapkara hayatımın altında kaldı.

Bazen doğruyu bilse bile yanlış anlamak ister insan.

Bazen susmak gerekiyor acı dolu hayatı anlamak için.

Var bir canımın acısı, içime atıp, içimden atamadığım.

Kabullenmek, kendi mezarına toprak atmak gibidir bazen.

İpi kesmeye kıyamadım diye ömrümü verdim koca bir düğüme!

En kötüsü de etrafa renk saçarken kendi içinde siyah olmak!

Denize kıyısı var sanki yüreğimin, hep serin, hep rutubetli.

Gittin! Dünya başıma yıkılmadı. Kalsan dünyalar benim olurdu!

Yüzümün hep gülüyor olması, yorgun olmadığım anlamına gelmez.

Beni benden alan şarkılar seni oradan alıp bana da getirse ya.

Ben hep kaybeden bir insandım! Kaybederek kaybolmayanı buldum.

Gittin mi büyük gideceksin ayrılık bile gurur duyacak seninle.

Ucuz insanların üzerine kurulan hayaller, size pahalıya patlar.

Biliyorum imkansızdı ama ben mucizelere çok inanmıştım. Yazık.

İyileri aptal yerine koyduğunuz yerde kaybettiniz insanlığınızı!

Ne kadar severse sevsin insan, tükenip yorulduğu bir saat vardır.

Etrafıma ördüğüm o kalın duvarların tuğlalarını siz verdiniz bana!

Rengarenk hayallerimiz vardı ama kapkara hayatlarımız ağır bastı.

Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer, benimle yeniden tanış.

Ömrünü verecekmiş gibi hayatınıza girenler, ömrünüzü alır giderler.

Sustum! Konuşacağım onca şey varken üstelik. Yorgundum, anlamadılar…

Doğrular canını acıtır bazen. Keşke bilmeseydim, duymasaydım dersin.

Kimisi mışıl mışıl uyurken kimisi usul usul ölür. Gecenin kanunu bu!

Mutsuzluk, mutluluktan daha yaygındır. Kabullenmesi zor ama böyledir.

Sustuğun anlar değil, yutkunmak zorunda kaldığın anlar rahat bırakmaz.

Olur da bir gün bir yerde yeniden karşılaşırsak, benimle yeniden tanış.

Kırılmış yanım sana emanet Allah’ım. Gücüm yetmiyor artık onaramıyorum!

Çöplerin içinde bir rüya gördüm! Düştüysem şayet, sana bakarken düştüm.

Çıkmazdayım. Gitsem ayrılığın acısı olacak, kalsam yalnızlığın ağırlığı.

Olmayacak insanlarla olmayacak hayaller kurduğumuzdan başımıza gelenler.

Birini ne kadar çok seversen sev, hayat onu senden o kadar uzaklaştırır.

Bilemezsin kim dost, kim düşman. Bazen tuttuğun eldir seni arkadan vuran.

Geç oldu ama anladım. Olduğun gibiysen olmamışların gönlünde barınamıyorsun!

Tutacak bir el bulamazsak, bizde elimizi cebimize sokar yürürüz. Sıkıntı yok.

Bir zamanlar hayatını değiştireceğim derdim. Şimdi görsem yolumu değiştiririm.

Gecenin zifirisinde toz pembe hayallere dalmak aşkın en yalın hali olsa gerek.

Bütün aşklar bir mucize olarak başlar ve çoğunlukla bir kabus olarak sona erer.

Beni benden alan şarkılar yapmışlar ama seni oradan alıp buraya getireni hala yok.

Ben sadece üzgün olmaktan bıktım. Bir süreliğine başka bir şey hissetmek istiyorum.

Düşme; düşünce, sahili olmayan bir deniz olur dünya. Sığınacak bir liman bulamazsın.

Bir zamanlar aklımdan çıkmayan sen, şimdi geçmiş zamanda biri olarak anlattığım oldun.

Dönüp dolaşıp, zurnanın zırt dediği yere geliyorum. Neyse, bir zırt alayım sol kulağa.

Gideceksen öyle bir gideceksin ki ayrılık bile gurur duyacak seninle! Büyük gideceksin!

İlk bakışta aşık oldun oldun adamım, yoksa ikinci bakışta kimin ne mal olduğunu anlarsın.

Aklıma geldiğinde hala gözleri dolan bir insanım. Sen beni çoktan unutmuşsundur diyorsun.

Ona sor bakayım! Küstüğümü biliyor muymuş? Yoksa kendi kendime mi gelin güvey oluyormuşum!

Bir zamanlar aklımdan çıkmazdın! Şimdi geçmiş zamanda biri olarak anlattıklarım arasındasın.

Beklemeyin artık gelmeyeni. Yazmak istese yazar, yapmak istese yapar, gelmek istese gelirdi!

İnsan iki insanın yüzünü unutmaz; ihtiyaç anında yanında olanı, zor zamanda yalnız bırakanı.

Hayat adanmak için değil, yaşanmak içinmiş. Bunu sana adadığım hayatı mahvettiğinde anladım.

Parlatıcıyla aydınlanmaz gelecek, fön çekince düzelmez hayat ve fondötenle kapanmaz yaralar.

Seni hala nasıl sevebildiğimi anlayamıyorlar. Uğraşmayın boşuna, ben bile bilmiyorum diyorum.

Her erkeğin göz bebeklerine gömülen bir kız vardır, içinde olmayan ama efkarlanınca var olan.

Başkalarının hatalarından ders alın. İnsan bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor.

Umut; insanın vazgeçemediği illüzyon. Aynı anda en büyük güç ve en büyük zayıflık kaynağınız.

Hayatını verecek, ömrünü size adayacak gibi hayatınıza girenler, kalan ömrünüzü alıp giderler.

Bakma ağır başlı, dik kafalı, asi sözlü olduğuma. Sol yanımda hep garip bir çocuk ağlar benim.

Ben umutlarımı boş kovanlara doldurdum. Acemidir aldığım nişanlar, ben her aşkta kendim, vurdum.

Bunca vefasızlıktan sonra, bazılarının ederi kalmadı artık gönlümde. Kaça deseler, hiçe sayarım.

Hayat: yaşayamadığımız belkiler, yaşadığımız keşkeler ve içimizde tuttuğumuz neyselerden ibaret.

Bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmemiz gerekir. Hayallerimizden bile.

Görünürde bir kusurumuz olmasa da birader. Kalbimizin damarları arkasında müebbet yemiş hayaller.

Cesaret bir gaz pedalıdır ve korku da bir fren; hedefinize giderken ikisine de ihtiyacınız vardır.

Özlemini duyduğum, keşke dediğim tek bir şey kalmadı ve ben kendime verdiğim tüm sözlerden vazgeçtim!

Her gün biraz daha artan sensizliğe kafa tuttum. Ama mutlu ol seni unutamadığım yerde kendimi unuttum.

Yalnızım. Çünkü herhangi biriyle değil, beklediğime değecek kişiyle devam etmeliyim bu yola. Can Yücel

Tenine dokunabilmek mi? Hâşâ! Gözüm göz menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime; tutmayana aşk olsun.

Olmayacak insanlarla kalıbını aşan hayaller kuruyoruz. Ama unutuyoruz. Ağaçtan maşa, aptaldan paşa olmaz.

Yolcu denmez her gidene, herkes o yolun taraftarı olmayabilir. Hiçbir sürgün, gittiği yolu sevmez mesela.

Tek dileğim ne biliyor musun? Gözlerimi kapamış senli hayaller kurarken, gözlerimi açtığımda yanımda olman.

Gülmek her zaman mutlu olmak için değildir. Bazen öyle gülmeler vardır ki; en büyük acıları gizlemek içindir.

Gösterilmeyen bunca vefadan sonra bazılarının değeri kalmadı gözümde. Hani öyle ki kaça deseler, hiçe sayarım.

İstese canımı vereceğim insanı hayatımdan çıkardım. Çünkü yokluğuna üzülmek yaptıklarına üzülmekten daha kolaydı.

Ne gülünecek halime ağlıyorum, ne de ağlanacak halime gülüyorum. Ne yaptığım belli değil, beni bırakın siz devam edin.

Yalnızlığımın sebebi tercihlerim. Herhangi biriyle değil beklediğime değdiğine inandığım insanla devam edeceğim yoluma.

Yolların uzaklığı fark etmezdi seven yürek için. Bahaneler üretiyorsa gel vazgeç. Değmez üzülmeye, yalan bir sevda için.

Defolu şehirlerde ihraç fazlası kadınlarsa payına düşen, senden önce öpülmüş dudaklarda sana dair cümleler aramayacaksın.

Erkeklerin kalpleri yerine cüzdanlarında yaşayan kadınlar, ruhları yerine kalçalarının okşanmasına razı olmak zorundadır.

Seni sevmeyene asla sabır gösterme! Çünkü sabrının adı yüzsüzlük, fedakarlığın adı eziklik, sevginin adı kişiliksizlik olur.

Aslında söylediklerimden çok, sakladıklarımda gizliyim. En iyisi anlamak için konuştuklarımdan çok, sustuklarıma kulak verin.

Garibim namıma kerem diyorlar, hastayım derdime verem diyorlar, aslımı eller almış haram diyorlar, Maraşlı Şeyhoğlu satılmışım ben.

Ben küçükken sinekleri yakaladıktan sonra kanadını kopartıp suda boğan insandım. Tabi ki bana zararın dokunduğunda benden korkabilirsin.

Yazdıklarımı okuyabilecek milyonlarca insan varken, onları yazarken ne hissettiğimi anlabilcek bir tek sen varsın. Bırak, öyle de kalsın.

Ne ben Sezar’ım, ne de sen o Brütüs’sün. Ne ben zatına kızarım, ne de zatın zahmet edip ban küssün. Biz artık seninle düşman bile değiliz!

Bugün yine efkarım var dokunmayın bana. Küçük bir çocuk gibi huysuz ve çekilmezliğim. Her şeyden herkesten hatta canımdan bezmişliğim var.

Bir gün olacağına dair ümit edip, her gününü bu amaç uğruna feda edebilecek insanları yolundan döndürdünüz! Bu da sizin çıkmaz sokağınız olsun!

Gittiğin için gurur duy kendinle, gururlan. İçinin yanacağı, canının acıyacağı günler de gelecek. Sabret. Dilerim ki yeniden doğdum dediğin o anda kopsun kıyamet.

Sahtekar çıkarken dürüst sandıklarımız, acı sözler etmiş arkamızdan ağzını balla kapattıklarımız. Hepsi mız mız… Kötü konuşmuş ardımızdan adını iyi andıklarımız, kurtlanmış topladığımız fındıklarımız.

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir